Ticari faaliyette vadeli satış olağan bir uygulamadır; ancak her alacağın vadesinde tahsil edilmesi mümkün olmaz. Tahsili belirsizleşen alacaklar için gerekli işlem yapılmadığında işletmenin bilançosunda gerçekte tahsil edilemeyecek tutarlar varlık olarak görünmeye devam eder. Bu yazıda, vergi mevzuatında bu duruma ilişkin düzenleme olan şüpheli alacak ve karşılık ayırma kuralları açıklanmaktadır.
Şüpheli alacak nedir?
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 323. maddesine göre ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla şu alacaklar şüpheli alacak sayılır:
- Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar.
- Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan ve belirlenen tutarı aşmayan alacaklar.
İkinci bentteki tutar sınırı her yıl yeniden değerleme oranında artırılır. 31/12/2025 tarihli ve 33124 (5. mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 588) ile bu sınır 2026 yılı için 25.000 TL olarak belirlenmiştir.
Karşılık ayırma
Kanun, şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabileceğini hükme bağlar. Karşılığın hangi alacaklara ait olduğu karşılık hesabında gösterilmelidir. Teminatlı alacaklarda karşılık, teminattan geri kalan miktarla sınırlıdır. Şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları, tahsil edildikleri dönemde kâr-zarar hesabına intikal ettirilir. İşletme hesabı esasında defter tutan mükellefler ise şüpheli alacaklarını defterlerinin gider kısmına, sonradan tahsil edilenleri ise gelir kısmına hangi alacaklara ait olduğunu gösterecek şekilde kaydeder.
Karşılık ayırmak kanunda bir zorunluluk olarak değil, bir imkân olarak düzenlenmiştir ("ayrılabilir"). Şartları taşıyan alacak için karşılık ayrılıp ayrılmayacağı mükellefin tercihine bağlıdır; ancak ayrılan karşılığın yalnızca kanundaki şartları taşıyan alacaklar için ve değerleme günündeki tutar üzerinden hesaplanması gerekir.
Değersiz alacak ile farkı
Kanunun 322. maddesine göre kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkân kalmayan alacaklar değersiz alacaktır. Değersiz alacaklar bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybeder ve kayıtlı değerleriyle zarara geçirilerek yok edilir. Şüpheli alacakta tahsil ihtimali devam ederken, değersiz alacakta tahsil imkânı ortadan kalkmıştır.
| Özellik | Şüpheli alacak | Değersiz alacak |
|---|---|---|
| Tahsil ihtimali | Belirsiz; sürmektedir | Kalmamıştır |
| Dayanak | Dava/icra safhası veya protesto, yazılı talep ve sınır | Kazai hüküm veya kanaat verici vesika |
| Muhasebe işlemi | Karşılık ayrılabilir | Zarara geçirilerek yok edilir |
| Vergi mevzuatındaki madde | VUK 323 | VUK 322 |
Muhasebe kayıtları
Aşağıdaki örnek varsayımsaldır. İşletmenin 120 Alıcılar hesabında izlenen 60.000 TL tutarındaki bir alacağı için dava açıldığı ve alacak için teminat bulunmadığı kabul edilmiştir.
1. Alacağın şüpheli alacak hesabına aktarılması:
| Hesap | Borç (TL) | Alacak (TL) |
|---|---|---|
| 128 Şüpheli Ticari Alacaklar | 60.000 | |
| 120 Alıcılar | 60.000 |
2. Karşılık ayrılması:
| Hesap | Borç (TL) | Alacak (TL) |
|---|---|---|
| 654 Karşılık Giderleri | 60.000 | |
| 129 Şüpheli Ticari Alacaklar Karşılığı (-) | 60.000 |
3. Alacağın sonradan tahsil edilmesi (örneğin tamamının tahsili): Tahsil edilen tutar için 102 Bankalar borçlandırılır, 128 Şüpheli Ticari Alacaklar alacaklandırılır; ayrılmış olan karşılık ise 129 hesabı borçlandırılarak 644 Konusu Kalmayan Karşılıklar hesabına alacak kaydedilir. Kanunun lafzına göre sonradan tahsil edilen tutarlar tahsil edildikleri dönemde kâr-zarar hesabına intikal ettirilir.
Karşılık ayrılan alacak için KDV ve diğer hususlar
Karşılık ayırma işlemi, vergi matrahını belirleyen bir gider kaydıdır; alacağın kendisinden doğan KDV yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Alacağın dayanak belgelerinin (fatura, sözleşme, ihtarname, dava veya icra dosyası) saklanması, karşılığın inceleme sırasında ispatı açısından önem taşır. Finansal raporlama bakımından Türkiye Finansal Raporlama Standartlarında beklenen kredi zararı yaklaşımı farklı bir ölçüm esası içerdiğinden, vergi mevzuatına göre ayrılan karşılık ile finansal tablolardaki karşılık arasında fark oluşabilir.
Sık yapılan hatalar
- Ticari faaliyetle ilgisi bulunmayan alacaklar için karşılık ayrılması.
- Dava veya icra safhasına girmeyen ya da yazılı talep ve protesto şartını taşımayan alacak için karşılık ayrılması.
- Sınırı aşan alacaklarda yalnızca ikinci bent şartlarının aranması.
- Teminatlı alacakta karşılığın teminat düşülmeden hesaplanması.
- Sonradan tahsil edilen tutarların dönemine uygun kayıtlara alınmaması.
Alacak takibinde izlenecek adımlar
Karşılık ayırma şartlarının sağlanması için alacağın belgelendirilmesi gerekir. Uygulamada alacağın vadesinde tahsil edilememesi hâlinde şu adımlar izlenir:
- Cari hesap mutabakatı: Borçlu ile alacak bakiyesi üzerinde mutabakat sağlanır; mutabakat yazısının gönderildiği ve teslim edildiği belgelenir.
- Yazılı talep: Vadesi geçen alacak için ihtarname veya yazılı hatırlatma gönderilir. Kanunda yer alan "yazı ile bir defadan fazla istenilmesi" şartı bakımından birden fazla yazılı talebin yapılması ve bunların belgelenmesi gerekir.
- Protesto: Senet veya çek gibi kıymetli evrak alacaklarında protesto veya karşılıksız işlemi şartı değerlendirilir.
- Dava veya icra takibi: Alacağın tahsili için yasal yola başvurulduğunda alacak, dava veya icra safhasına girdiği için şüpheli alacak sayılır ve tutar sınırı aranmaz.
- Sonuçların izlenmesi: Dava veya icra sonucunda tahsil imkânı kalmadığı kesin bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya bağlanırsa alacak değersiz alacak olarak zarara geçirilir.
Karşılık tutarının belirlenmesi
Karşılık, değerleme gününün tasarruf değeri üzerinden ayrılır; alacağın tamamı için ayrılması zorunlu değildir. Alacağın teminatlı olması hâlinde karşılık yalnızca teminattan geri kalan miktar için ayrılabilir. Örneğin 60.000 TL'lik alacak için 40.000 TL tutarında teminat bulunuyorsa karşılık ayrılabilecek azami tutar 20.000 TL'dir.
Sonuç
Şüpheli alacak karşılığı, tahsil riski belirginleşen alacakların vergi mevzuatına uygun biçimde gider yazılmasına imkân tanır. Şartların belgeyle ispatlanması, tutar sınırının güncel Tebliğden kontrol edilmesi ve karşılığın doğru hesapta izlenmesi, uygulamada karşılaşılabilecek vergi incelemesi risklerini azaltır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Uygulamada tereddüt yaşanması hâlinde mali müşavire veya ilgili kurumun resmî duyurusuna başvurulması önerilir.